Hakkında Bilinmeyen








Anestezi nedir ilk kim bulmuştur

  • 21 Haziran 2019
  • 299 kez görüntülendi.
Anestezi nedir ilk kim bulmuştur








İnsanlıkta ve tıpta cerrahî hayli eski bir geçmişe dayanır. Ancak, ne var ki bu bıça­ğın altına yatan kişi için hiç de kolay bir şey de­ğildi. Elleri kolları masaya sıkı sıkı bağlanan hasta, neşterin olanca acısı içinde kıvrana kıvrana ameliyat ediliyordu.  Çok kez ameliyat sırasında acıdan bayılma bu büyük ıstırabı biran için de olsa duyulmasını önlüyordu. Hatta ve hatta ameliyat sırasında bu feci ıstırap ölenler dahi oluyordu.

iş, yalnız bu büyük acı ile bitmiyordu. Bu ameliyatlardan sonra hastalarda çok kez kan Zehirlenmelerine de rastlanıyordu. Hastalıktan ameliyattan kurtulanlar bu kan zehirlenmeler yüzünden hayatlarını kaybediyorlardı.

Bu konuda araştırmalar yapan ve tıp âlemi­nin tanıdığı en büyük bilginlerden biri olan İn­giliz Doktoru Joseph Lister, bu kan zehirlen­melerinin ameliyat sırasında hastaların mikrop kapmış olmalarından ileri geldiğini tespit etti. Açık yaralardan kapılan mikroplar genellikle neşter ve diğer ameliyat âletlerinin üzerinde bulunan gözle görülmeyen bakteriler ile vücu­da geçiyordu. Bu konuda yapılan istatistik­ler, ameliyat edilen hastaların yüzde seksenin “septisemi” adı verilen bu mikrop kapma­sından hayata gözlerini yumdukları gerçeğini ortaya koymuştu. Bu, insanlık üzerinde kor­kunç bir orandı şüphesiz ki.

İngiliz doktoru Joseph Lister Önce bu mikropları ve bakterileri yok etme savaşma giriş­ti. Asit karbonik’e batırılmış bezlerin yar alarm üzerine konulması ve ameliyat âletlerinin kay­natılarak bakterilerin öldürülmesi esasını orta­ya koydu.

Doktor Joseph Lister’in metotları altında yapılan ameliyatlarda kan zehirlenmesi olayla­rının birdenbire pek büyük ölçüde azalması, bu dâhiyane buluşun tıp tarihine ve insanlığa al­tın harflerle geçmesini sağladı.

1850 yılından sonra ameliyatlar kaynar su­da haşlanmış âletler- ile yapılmaya ve yarala­rın üzerine de asit karbonike batırılmış bezler sarılmaya başlandı. Doktor Lister ayrıca ameli­yathanelerde bulunabilecek mikrop ve bakteri­lerin temizlenmesini ihmal etmemişti. Ameli­yatlardan önce bütün ameliyathaneye, asit karbolik püskürten özel bir makine de yaptı. İşte böylesine çok yönlü bir temizlikten sonradır ki bıçak altına yatan hastalar m yüzde sekse­ninin ölümüne yol açan septisemi afeti orta­dan kalkmış oldu. Bu antiseptik metot cerra­hîde pek büyük bir çığır açmıştı hiç şüphesiz ki, ancak insanların acı çekmeden ameliyat edilmeleri yine de önlenememişti.

1846 yılında Amerika’nın Boston eyaletin­de dişçilik yapmakta olan Morton adında bir tıp adamı, «eter»in insan vücudu üzerinde dondurucu bir his bırakmasından istifade ile bunu diş etleri üzerinde denemek istedi. Çeke­ceği dişlerin eti üzerine, etere batırılmış bir pamuk koymak suretiyle daha az acı vererek diş çekmenin mümkün olabileceğini gördü ve ispatladı Dişçi Morten. Ancak bu, ameliyatlar için başarı bir sonuç verebilecek çare olmak­tan çok uzaktı.

Tıp dünyası bu çareyi bulmak üzere araştır­malarına devam ediyordu. Bu konuda Ameri­kalı Doktor Warren ilk büyük adımı atan kişi oldu. Az miktarda koklanan eterin baygın in­sanları ayıltmasına karşılık çok koklanan ete­rin sağlam insanı bayıltıcı bir hassaya sahip bulunduğunu gören Doktor Warren bunu ame­liyatlar için kurtarıcı bir metot hâline getiren kişi oldu ve eter koklatmak suretiyle bayılt­tığı bir hastanın üzerindeki ilk ameliyatı da kendisi yaptı.

Doktor Warren‘in bu konuda elde ettiği so­nuç son derece olumluydu. Bu metot pek kısa bir zaman zarfında bütün tıp dünyasına yayılıverdi. Artık eter, ameliyat masasına yatan hastalar için en büyük bir yardımcı olmuştu…

İnsan sağlığı şüphesiz ki, bu büyük buluşla­rı ile insanlığa hizmetleri dokunan tıp ve ilim adamlarına, çok şeyler borçludur.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ