Hakkında Bilinmeyen








İbni Sina kimdir hayatı eserleri

  • 06 Ekim 2017
  • 352 kez görüntülendi.
İbni Sina kimdir hayatı eserleri








Türk – İslam filozofu ve hekimi. Asıl adı Ebu Ali el Hüseyin bin Abdullah İbn-i Sina’dır. Batı kaynakla­rında adı Avicenna/Avicenne olarak geçer. Buhara’nın Efşene Köyü’nde doğdu, Hemedan’da öldü.

Ibni Sina’nın hayatı, öğrencisi Cür-cani’ye aktardığı bilgiler yüzünden, ayrıntılı olarak bilinmektedir. Babası Abdullah, Belh’lidir. Buhara’ya göçerek, Buhara’ ya bağlı Harmey-sen’de bir maliye işiyle görevlendi­rildi. Görevli ol­duğu kentin yakı­nında olan Ef­şene köyünden bir hanımla ev­lendi. İbni Sina ve erkek karde­şinin doğumun­dan sonra aile Buhara’ya göçtü. İbni Sina beş -altı yaşında Ku­ran eğitimi al­maya başladı. Kısa sürede bil­gisini arttırdı. Dö­nemin bilginlerin­den Ebu Abdul­lah en – Natili ve İsmail ez – Zahid’den mantık, mate­matik, gökbilim okudu. Sonra fizik ve tıpla ilgilendi. Hastalıkların ortaya çı­kış, yayılış ve tedavi yolları ve neden­lerini araştırdı. Bu konudaki yeteneği onu kısa sürede ünlendirdi. On altı yaşındayken yanında çalışan hekimler vardı, bir rastlantıyla, Farabi’nin Al İbana ve günümüze ulaşmayan kitabı et – Talim üs – Sani’yi okudu. Aristote­les’in fikirlerini Farabi’nin bu kitapları yoluyla özümledi.

Buhara Sultanı Nuh İbn-i Mansur’ un hastalığına kesin bir tedavi bulamayan hekimlerin, 16-17 yaşındakiİbni Sina’yı da saraya çağırtması hem ününü arttırdı, hem de sarayın geniş kitaplığından yararlanma olanağı verdi. İbni Sina onsekiz yaşındayken Ebu’I Hüseyin El-Aruzi’nin isteğiyle”ilimleri toplayan” bir kitap yazdı: el Hik-metü’l Aruzziyye. Bir başkası için de ilim kitaplarından yirmiciltlik el – Hasıl ve’l Mahsul’üşerh eden (açık-layan) bir kitap yazdı, önce babasının sonra da onu görevlendiren Sultan Nuh’ un ölümüyle Buhara’dan ayrıldı. Harizm’e gitti

Harizm emirinin sarayında dönemin ünlü felsefecieri El Biruni, el Iraki, Ebül Hayr’la tanıştı. Ancak fel­sefe düşmanı kimi kişilerin etkisi altın­daki Gazneli Mahmud’un koğuşturma-sına uğramak korkusuyla Irak-ı Acem, Rey, Cürcan gibi şehirleri dolaşmaya başladı. Kimi zaman hekimlik kimi zaman siyasal danışmanlık yaptığı bu dönemde zaman zaman tutuklandı. Zaman zaman vezirlik gibi üst görev­ler verildi (1005 – 1024). El Cürcani gibi öğrenciler yetiştirdiği ve bir çok kitabını yazıp” bazılarını dikte ettirdiği bu kargaşa dönemi, hür düşünceli bir yönetici olan Alaüddevle’nin yanında görev alışıyla son buldu (1024). Kâ-kuyi hükümdarı Alaüddevle, Isfahan’ daki sarayında İbni Sina için rahat bir çalışma ortamı hazırladı. Çıktığı yol­culuk ve savaşlarda danışman olarak yanına aldı. Yaşadığı zor hayatın yıp­rattığı gövdesi, sürekli çektiği hastalık­ları savaş koşullarına dayanamayan İbni Sina bir savaş yürüyüşü sırasında 21 Haziran 1037’de öldü. Hayatını ya­zan el Kıfti, bu ölümde, hazırlanmasını istediği ilaçlara kasten değişik ölçüler­de maddeler katan hekim ve kölelerin rolü olduğunu söylerler. İbni Sina’nın sarası ve kulunç denen bir hastalığı olduğu yazılmıştır.

İbni Sina, tıp, mantık, fizik, ruhbilim, felsefe konularında yapıtlar verdi. Ta­savvuf öyküleri yazdı. Yazdığı kitap­ların sayısının ikiyüzelliyi aştığı söyle­nirse de bu kitapların bir bölümünün onun olduğu kesinleşmemiştir. İbni Sina’nın metafiziği, Farabi’den kay­naklansa da İbni Sina’m “ilk neden ” (malul-i evvel) tezi, bir yeniliktir. Ay­rıca, Aristo mantığından etkilenmesine karşın, yeni düşünceler üreterek İslam mantığının temellerini atmıştır. Batılı araştırıcılar İbni Sina’nın doğa ve fel­sefe kuramlarının ağırlık noktasının ruhbilim (psikoloji/ilmün-nefs) oldu­ğunu söylerler. Gal i nostan ve kendin­den önceki İslam hekimlerinden de yararlanan İbni Sina kendi gözlemle­rinden de yola çıkarak, dengeli bes­lenme, hastalıklara göre beslenme yöntemleri geliştirmişti. Tıp konusun­daki Kanun adlı kitabı 12-16. Yüzyıllar boyunca Doğu ve Batı’nın bütün üni­versitelerinde temejjçitap olarak oku tuldü. Geliştirdiği anatomi yöntemi Rö­nesans döneminde (15. Yüzyıl) eleşti­rilmeye başlandıysa da, tıptaki etkisi 17. Yüzyıl ortalarına kadar sürdü.

Eski Yunanca yapıtları Arapça’ya çevirerek Latince’ye çevrilmelerine olanak sağlayan bilimadamlarından biri olan İbni Sina, bu yanıyla Avrupa Rönesansı’nın başlamasına yol açan­lardan sayılır. Anısına Hemedan’da (1937) ve Bağdat’ta (1952) anıt dikil­miştir.

Başlıca Yapıtları: Tıp konusunda; Kanun fi ‘t Tıb (Kısaca Kanun diye anılır/Hekimlik Yasası). Felsefi sis­temi ile ilgili: Kitabüs Şifa (Sağlık Kitabı), Kitab ün Necat (Kurtuluş Ki­tabı), Kltabü’l işarat vel tembihat (Belirtiler ve uyarılar kitabı), Daniş-namei Ala’i (Alaüddevle’ye adanmış­tır). Ruhbilim: Kitab ün nefs, Mantık, matematik ve din: El hikmetül Maşrı-kıyye (Doğu Bilimleri).

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ