İstiklal Marşı Sözleri

İstiklal Marşı Sözleri

İstiklal Marşı Sözleri

Milli Mücadele yıllarında Türk – İslam dünyasının büyük şairlerinden Mehmet Akif Ersoy tarafından kaleme alınan İstiklal Marşı 12 Mart 1921 yılında Türkiye Büyük miller Meclisi tarafından Milli Marş olarak kabul edilmiştir.

8 Kasım 1920 tarihli Hakimi Milliye’ de bir ilan yayınlanır. istiklal marşı yazılması için bir yarışma düzenlenir ve 500 lira ödül vadedilir. 23 Aralık1920’de Maarif milletvekillerince edebi bir heyet tarafından değerlendirilecek olan şiirler kısa sürede 724 adete ulaşır. Mehmet Akif Ersoy bu yarışmaya katılmamıştı. Yarışmadan da istenilen sonuca ulaşılamadı.

Hamdullah Suphi Hasan Basri Bey’e marş yazma konusunda Akif’i ikna etmesi görevi verildi.

Mehmet Akif şiiri yazdı 7 şubat1921 tarihinde imzasız olarak maarif vekaletine teslim edildi.Mehmet Akif bu yarışmaya katılan 725. şairdi.İstiklal marşı komisyonu 7 şiiri seçti.Mehmet Akif’ten başka Bahattin Baha, Kemalettin Kami, Hüseyin Suat, Kazım Karabekir, İshak Rafet gibi tanınmış kişilerde vardı.1921 yılı mart ayında meclisin 2.toplantı dönemi açılmaktaydı.

İstiklal Marşının mısraları Maarif vekilinin gür ve tesirli sesinden yükselirken ,alkıştan çınlıyordu.

Ve M. Akif Bey’in şiiri İstiklal Marşı olarak kabul edildi.Mehmet Akif para ödülünü kabul etmek istemeyerek bir derneğe verdi ve milletine iade etmiş oldu.

 

İSTİKLAL  MARŞI SÖZLERİ

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır parlayacak!

O benimdir, o benim milletimindir ancak!

 

Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül… ne bu şiddet, bu celâl?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal.

Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklal.

 

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım;

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

 

Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar.

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imânı boğar,

‘Medeniyyet!’ dediğin tek dişi kalmış canavar?

 

Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın;

Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın,

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

 

Bastığın yerleri ‘toprak’ diyerek geçme, tanı!

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehid oğlusun, incitme, yazıktır, atanı.

Verme, dünyâları alsan da bu cennet vatanı.

 

Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?

Şühedâ fışkıracak toprağı sıksan, şühedâ!

Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Hudâ,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyâda cüdâ.

 

Rûhumun senden İlahî, şudur ancak emeli:

Değmesin ma’ bedimin göğsüne nâ-mahrem eli!

Bu ezanlar-ki şehâdetleri dinin temeli-

Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.

 

O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım.

Her cerîhamdan, İlâhî, boşanıp kanlı yaşım;

Fışkırır rûh-ı mücerred gibi yerden na’şım;

O zaman yükselerek arşa değer belki başım!

 

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl.

Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl;

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet,

Hakkıdır, Hakk’a tapan milletimin istiklâl!

 

Mehmet Akif Ersoy

Mehmet Akif’in dediği gibi ‘Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazmayı nasip etmesin.’

Etiketler :
Paylaşın