Hakkında Bilinmeyen








Musab Bin Umeyr Kimdir kısaca hayatı özeti

  • 11 Mart 2017
  • 6.935 kez görüntülendi.
Musab Bin Umeyr Kimdir kısaca hayatı özeti












Musab Bin Umeyr hayatı kısaca özeti, Musab Bin Umeyr ne zaman yaşadı, Musab Bin Umeyr kabri nerede

Ali İmran Süresinin 110. ayetinde sahabelere hitaben “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.İyiliği emreder, kötülükten men edersiniz…” Bu ayetin en kuvvetli temsilcilerinden biri olan Musab Bin Umeyr  İlk tebliğ vazifesini üzerine alan Medine yolunu Mekkeli müslümanlara açan sahabedir.





Musab varlık bir ailenin çocuğuydu, Mekke’nin soylularındandı. Beni Abdid’d Dar kabilesindendi.Ailesi üzerine titriyordu giyim kuşamı yerinde, nazik, beyefendi bir genç.  Kızların yolunu gözlediği Musab mütevazi, hitabı güzel, herkes tarafından takdir edilen biriydi. Mekke’nin henüz islamiyete yeni uyandığı yıllarda Erkam’ın evinde toplanan müslümanlardan, ilklerden olma şansını elde etmişti. O günlerde inanmanın bedeli çok ağırdı ölüm ile soluk soluğa berber yürümek demekti. Musab debdebeli hayatını reddedip İslamiyeti seçmiş ve kendine biçilen cezayı sabırla göğüslemişti. Müslüman  olduğu ortaya çıkan bu bahtiyar insana ailesi günlerce eziyet etti. Evinin mahzeninde aç susuz bırakıldı, kızgın kumlarda günlerce eziyet gördü fakat geri dönmedi. Oysaki bundan önce Musab’ın sürdüğü kokular  bile başka memleketlerden gelir en iyi kumaşlardan kıyafetleri dikilir saygı ve hürmetle karşılanırdı. Her şey bir anda elinden gitmiş hayır her şeyi bir anda elinin tersiyle itmiş hak bildiği yoldan geri dönmemişti





. Hz. Ali diyor ki ben Allah Rasulü ile birlikte oturuyordum  Bu sırada Mus’ab bin Umeyr geldi. Üzerinde yamalı bir elbiseden başka bir şey yoktu. Resûlullah ( aleyhisselâm ) onun bu hâlini görünce mübârek gözleri yaşla doldu. Çünkü o müslüman olmadan önce servet içinde idi. Dîni uğruna bunları terk etti.” Bu meselenin bugün anlaşılması zor olabilir fakat o günlerde zengin çok zengin fakir çok fakirdi ve giyim kuşam, para, itibar bunlar Araplar için yaşama sebebiydi. İnsanlar ya efendiydi ya köle. Kölelere insan muamelesi yapılmazdı. Her şeyini geride bırakmak demek maddi şeylerle açıklanabilecek türden değildi aslında kişi için kimliğini bırakmak demekti.

Musab Mekke’den Habeşistan’a giden eden grupla beraber hicret etmiş daha sonra da Medine’ye ilk giden sahabe olmuştur. Birinci Akabe biatında müslüman olanlar panayırda peygamberimiz (s.a.v) ile görüştükten sonra  altı Medineli  geri dönüp  efendimizden  Medine için birini göndermeleri ricasında bulunurlar. Musab’ın tarihteki önemli yeri bu andan sonra başlar. Musab Medine’ye varınca ev ev fert fert dolaşıp islamiyeti anlatır.bir seferinde karşısına evs kabilesi reislerinden Üseyd çıkar mızrağını çekmiş hiddetle bağırarak ” Siz bize neden geldiniz derhal gidin!ölmek istemiyorsanız hemen gidin” der. Musab “Hele biraz otur! Sözümüzü dinle. Maksadımızı anla, beğenirsen kabûl edersin. Yoksa engel olursun..” deyince Üseyd sakinleşerek mızrağını yere saplar ve oturup dinlemeye başlar Okunan Kuranı dinledikçe hayrete düşer. Hemen orada müslüman olur ve Musabı’ın önüne Sad bin Muaz’ı getirmek ister eğer oda inanırsa Medine’de herkesin islamiyeti kabul edeceğine inanır.Muaz’da tepkilidir hiddetli konuşur fakat genç sahabe onunla da yumuşak bir üslupla karşılık verir. Şaşkınlık içinde o da müslüman olur ve kavminin yanına koşar. “Ey kavmim beni nasıl biliyorsunuz?” Onlar da: “Sen bizim büyüğümüz ve üstünümüzsün” cevabını alınca, “Öyle ise Allah’a ve Resûlüne îmân etmelisiniz… Îmân etmedikçe sizin erkek ve kadınlarınızla konuşmak bana haram olsun” der. Bu Medine için bir dönüm noktası olmuştur girilmedik ev kalmamıştır artık Yesrib müslümanlar için güvenli bir sığınaktır. Medine’ye hicret edilince Ensar ve Muhacir kardeş oldular Musab bin Umeyr’de Ebu Eyyübel Ensari ile kardeş oldu.

Bedir savaşında sancağı taşıyan Musab efendimizi korumak isterken sağ kolunu kaybetti sancağı diğer eline aldı fakat sol kolunu da kaybetti. İbni Kamia vücuduna mızrak sapladı ve şehit etti. Efendimize benzerliği nedeniyle savaş meydanında Muhammed öldü diye yaygara çıkarıldı. Sancağı bu defa Musab’ın suretinde bir melek taşıyordu. Efendimiz (s.a.v) durumu bilmediğinden ona doğru seslenerek “İleri ey Musab ileri” dedi.Melek geri bakarak ben Musab değili dedi ve peygamber efendimiz( s.a.v) Musab’ın şehit edildiğini öğrenmiş oldu.Efendimiz Musab’ın baş ucuna gelerek  Abzâb sûresinden “Mü’minlerden öyle yiğitler vardır ki, onlar Allaha verdikleri sözde sadakat gösterdiler. Onlardan bazıları şehîd oluncaya kadar çarpışacağına dair yaptığı adağını yerine getirdi. Kimisi de şehîd olmayı bekliyor. Onlar verdikleri sözü asla değiştirmediler.” ayetini okudu.

Musab bin Umeyr şehit edildiğinde  üzerini örtecek kadar kefen bulunamadı.

Tesettür
Tesettür





ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ